Ege Ajans

Ege Üniversitesi haber ajansı

“Ege Tarım Zirvesi”nde tarımda kadının gücünün önemi anlatıldı

Türkoğlu, “Türkiye’de tarımsal istihdamın yüzde 45’ini kadınlar oluşturuyor”

Ege Tarım Zirvesi’nin kapanış panelinde, kadınların tarımdaki stratejik rolü masaya yatırıldı. Kadınların üretim araçlarına eşit erişiminin verimliliği yüzde 30 artıracağını belirten panelistler; sahadaki önyargıların bilgiyle aşılacağına ve dijitalleşmenin kadın girişimciler için sunduğu eşsiz fırsatlara dikkat çekti.

Zeren İkisivri – Nisa Ketenci

Ege Üniversitesi Tarım Topluluğu tarafından düzenlenen “Ege Tarım Zirvesi 2026” etkinlikleri, anlamlı bir oturumla sona erdi. Zirvenin kapanış paneli olan “Tarımda Kadının Gücünün Önemi” başlıklı oturumda, kadınların tarımsal üretimdeki stratejik rolü ve kırsal kalkınmaya sundukları katkılar mercek altına alındı.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Tüzel’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde; kadınların üretimdeki yeri, tarım sektöründeki girişimcilik potansiyeli ve kırsal alanların ekonomik olarak güçlendirilmesinde kadının önemi detaylı bir şekilde değerlendirildi. Akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, sürdürülebilir tarım için kadın iş gücünün desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

“Kadınlar tarımın bel kemiği”

Panelde sunumunu gerçekleştiren FAO Kıdemli Program Sorumlusu Özcan Türkoğlu, Türkiye’deki tarımsal istihdamın yaklaşık yüzde 45’ini kadınların oluşturduğunu belirtti. Türkoğlu, “Kadınlar tarımın bel kemiği olsa da ne yazık ki sektörde henüz eşit koşullarda yer alabildiklerini söyleyemiyoruz. Arazi sahipliği, finansman ve bilgiye erişim gibi kritik noktalarda kadınlar hâlâ ciddi engellerle karşı karşıya. Öyle ki, Türkiye’de kadınların arazi sahipliği oranı bugün yalnızca yüzde 8 seviyelerinde kalıyor. Oysa küresel araştırmaların bize gösterdiği çok net bir gerçek var: Eğer kadınların üretim araçlarına eşit erişimini sağlarsak, tarımsal verimliliği yüzde 20 ile 30 arasında artırmamız içten bile değil. Kadınların üretici, işleyici ve pazarlayıcı olarak tarımsal değer zincirinin tamamında aktif rol alması şart. Bir kadının sadece tarlada çalışması yetmez; o kadının ürettiği ürünü işlemesi, markalaştırması, pazarlaması ve en önemlisi elde edilen gelir üzerinde söz sahibi olması gerekir. Unutmayalım ki sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerini inşa etmek, ancak kadınların bu süreçlerin her aşamasında güçlenmesiyle mümkün olacaktır” dedi.

“Kadınlar olmazsa bu işi yapamayız”

Etkinlikte deneyimlerini paylaşan üretici ve kadın girişimci Dilayda Bilge, “Tarımda kadın aslında görünmeyen ama bir o kadar da vazgeçilmez olan gizli bir güç. Kendi köyümüzden örnek vermem gerekirse; üretimin her aşamasında, her detayında kadınların parmak izi var. Enginarın toprağa dikilmesinden çapalanmasına, özenle hasat edilmesinden paketlenip sofralara ulaşmasına kadar her süreç yoğun bir el emeği gerektiriyor. Çok açık söylüyorum; kadınlar olmadan bu üretimin devam etmesi mümkün değil, biz kadınlar olmazsak bu işi yapamayız. Biz bu yerel üretimi, dijital dünyanın imkânlarıyla birleştirerek büyüttük. Özellikle pandemi dönemi bizim için bir dönüm noktası oldu; sosyal medya aracılığıyla Aydın’daki üretimimizi Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmaya başladık. Başta küçük bir adım olarak görünen bu girişimimiz zamanla büyüdü ve bugün hem köyümüzdeki kadınlara istihdam sağlayan hem de yerel üretime ciddi bir katma değer kazandıran bir yapıya dönüştü. Bu yüzden tüm kadın girişimcilere sesleniyorum. Sosyal medyayı ve dijital pazarlamayı mutlaka etkin bir şekilde kullanın; çünkü bu mecralar emeğimizi dünyaya duyurmak için eşsiz fırsatlar sunuyor” diye konuştu.

“Önce uzmanlığınız değil, kadın olmanız görülüyor”

CERES Tarım Okulu Kurucusu Mine Pakkaner ise “Tarım sektöründe, özellikle de sahada genç bir kadın mühendis olarak yer aldığınızda, karşınıza çıkan ilk şey ne yazık ki uzmanlığınız değil, cinsiyetiniz oluyor. Çiftçinin yanına gittiğinizde sizi önce bir tartıyor, bilginizi sınamaya çalışıyor; adeta bir testten geçiyorsunuz. Evet, tarımda kadın olmak zorlu bir yolculuk ama bir o kadar da güçlü bir duruş gerektiriyor. Bilginizle, sarsılmaz özgüveninizle ve kararlılığınızla o kemikleşmiş önyargıları birer birer kırabiliyorsunuz. Bir diğer önemli mesele ise dijital dünyadaki bilgi kirliliği. Sosyal medyayı biraz takip ediyorsanız görüyorsunuzdur; ziraatle uzaktan yakından ilgisi olsun olmasın, önüne gelen tarım hakkında konuşuyor. Milyonlarca takipçisi olan fenomenler, hiç hakim olmadıkları konularda pervasızca yanlış bilgiler yayıyor” dedi.

Etkinlik, genel değerlendirme ve soruların yanıtlandığı interaktif bölümle sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir