Prof. Dr. Ekşi, “Afet bilincinin gelişmesinde gençlerimize önemli işler düşüyor”
Ege Üniversitesinde afet bilinci eğitimleri devam ediyor
Sıla Çelik- Şevval Küçük- Gizel Melisa Koç- F. Sude Eser
Ege Üniversitesi; deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye’de afet bilincini artırmak amacıyla yürüttüğü akademik çalışmalar, gençlere yönelik farkındalık projeleri ve kampüs içi güvenlik önlemleriyle toplumsal direncin artırılmasına öncülük ediyor.
Ege Üniversitesi, afet yönetimi ve deprem bilinci konularında yürüttüğü kapsamlı çalışmalarla hem bölgesine hem de Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. EÜ, bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı arasında imzalanan “Afete Hazır Üniversite, Afete Hazır Türkiye” protokolü çerçevesinde eğitim faaliyetlerini hızlandırdı. EÜ Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Afet Tıbbı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ekşi ve Ege Üniversitesi Arama Kurtarma Topluluğu (EGEKUT) Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Bektaş Sarı, afet bilincinin artırılmasına yönelik açıklamalarda bulundu.
“Gençler Afet Yönetiminde Kilit Rol Oynamalı”
Afet bilincinin geliştirilmesinde gençlerin rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Ali Ekşi, “Bir ülkenin en eğitimli kesimi gençleridir. Dolayısıyla afetler gibi büyük toplumsal sorunların çözümünde gençler daha fazla rol ve sorumluluk almalıdır. İlköğretimden başlayarak hem bilgi içeren hem de farkındalık oluşturan eğitimlere ihtiyaç bulunmaktadır. YÖK ve AFAD arasındaki iş birliği protokolü çerçevesinde üniversitelerimizde afet temalı derslerin artırılması hedeflenmektedir. Bu çalışmaların afetlere karşı toplumsal direncimizin artırılmasına kuşkusuz önemli katkıları olacaktır” diye konuştu.
Gönüllülük çalışmalarının önemine değinen Prof. Dr. Ekşi, “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde gördük ki büyük hasarlarla tek başına kurumsal kapasitelerle başa çıkmak mümkün değildir. Afet yönetimi alanında iyi uygulama örneği veren ülkelerin sistemlerinin temelinde gönüllülük yatmaktadır. AFAD ve Kızılay’ın gönüllülük çalışmalarında, gönüllülük organizasyonlarına katılım için gençlerimize daha fazla motivasyon sağlayacak çalışmalara ihtiyacımız bulunmaktadır” dedi.
Ege Bölgesi’ni Bekleyen Riskler
Ege Bölgesi’nin sadece deprem değil, farklı afet riskleriyle de karşı karşıya olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ali Ekşi, “Depremler toplumumuzda en büyük hasarları oluşturan afet türüdür. Ancak bu durum su taşkınları ve iklim değişikliği kaynaklı kuraklık ve büyük orman yangınları gibi riskleri gözden kaçırmamıza neden olmamalıdır. Üniversitemizin çok disiplinli güçlü bilimsel altyapısı, afet yönetimi alanında bölgeye büyük katkı sunmaktadır. Sağlık Bilimleri Enstitümüz bünyesindeki Afet Tıbbı Anabilim Dalında 34 doktora ve 36 yüksek lisans öğrencimiz eğitim görmektedir. Bu öğrencilerimizin büyük bir kısmı AFAD, 112 Acil Sağlık Hizmetleri ve UMKE bünyesinde aktif görev yapan profesyonellerden oluşmaktadır” dedi.
Deprem Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
Toplumda depremle ilgili bilimsel temeli olmayan pek çok yanlış bilginin dolaştığını ifade eden Ege Üniversitesi Arama Kurtarma Topluluğu (EGEKUT) Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Bektaş Sarı, bu durumun riskleri küçümsemeye yol açtığını belirtti. Depremin zamanının kesin olarak tahmin edilemeyeceğini vurgulayan Sarı, “Deprem sırasında kapı eşiğine geçmek eski bir öneridir; modern yapılarda en güvenli yöntem ‘Çök-Kapan-Tutun’ hareketidir. Aynı şekilde deprem sırasında dışarı koşmak en tehlikeli davranışlardan biridir; yaralanmaların çoğu merdivenlerde veya bina çıkışlarında meydana gelmektedir. Depremde en kritik faktör hazırlıktır. Sağlam bina, doğru davranış bilgisi, afet planı ve deprem çantası dirençli olmak adına en önemli unsurlardır” diye konuştu.
Kampüs Güvenliği ve Acil Durum Eylem Planı
Ege Üniversitesi kampüsünde deprem riskine karşı alınan önlemler hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Bektaş Sarı üniversitenin resmi bir “Afet ve Acil Durum Eylem Planı” olduğunu vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Sarı, “Planımız deprem öncesi hazırlık, anlık müdahale ve sonrası süreçleri titizlikle tanımlamaktadır. Kampüs genelinde ‘Çök-Kapan-Tutun’ standart prosedür olarak belirlenmiş, tahliye yolları ve ana toplanma alanları işaretlenmiştir. Binalarda kat ve oda sorumluları görevlendirilmiş olup, olası bir durumda yönetim koordinasyonu kampüs içindeki kriz merkezinden sağlanacaktır” dedi.
Kampüs içindeki binaların deprem performans analizlerinin ve zemin etütlerinin İnşaat Mühendisliği bölümleriyle koordineli yürütüldüğünü belirten Sarı, “Öğrencilerimiz, fakültelerine en yakın toplanma alanlarını bina girişlerindeki ‘Acil Tahliye Planı’ panolarından öğrenebilirler. Ayrıca üniversitemizin web sitesinde yayımlanan Afet ve Acil Durum Eylem Planı dokümanı ile tüm süreçler şeffaf bir şekilde paylaşılmaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.
