Ege Ajans

Ege Üniversitesi haber ajansı

EÜ’de “Hocalı Katliamı” ve Azerbaycan-Ermenistan İlişkileri tüm yönleriyle ele alındı

Ege Üniversitesi (EÜ) Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE), EÜ Edebiyat Fakültesi ve İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) iş birliğiyle “34. Yılında Her Yönü ile Hocalı ve Azerbaycan-Ermenistan İlişkileri” konulu bir panel gerçekleştirildi. Panelde, Hocalı Katliamı’nın 34. yılında yaşanan tarihi gerçekler ve bölgedeki güncel diplomatik süreçler uzmanlarca değerlendirildi.

EÜ Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Ahmet Arslan Konferans Salonu’nda düzenlenen panele; EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan, İZAZDER Yönetim Kurulu Başkanı Perviz Altay  ve Azerbaycan Diaspora Bakanlığı Türkiye Dairesi Başkanı Cavid İsmayil’in yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı. TDAE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefa Kurban’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Umut Kedikli ve Prof. Dr. Zafer Atar konuşmacı olarak yer aldı.

Komşularımızı iyi tanımak zorundayız”

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İZAZDER Yönetim Kurulu Başkanı Perviz Altay, Hocalı Katliamı’nın insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olduğunu vurguladı. Altay, “34 yıl önce yaşanan bu facia, 613 şehidimiz ve yok edilen ailelerle yüreklerimizi hala yakmaktadır. O gece silahsız siviller; kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dondurucu soğukta katledildi. Bu katliamda sadece Ermeni birlikleri değil, Rus 366. Motorize Piyade Alayı da bizzat iştirak etmiştir. Bu etkinlik, geçmişin unutulmaması ve geleceğimizi daha sağlam kurmamız adına hayati önem taşımaktadır. Komşularımızı iyi tanımak ve ilişkilerimizi buna göre şekillendirmek zorundayız” dedi.

Hocalı Katliamı yaşandığı sırada hissettiği derin çaresizliği dile getiren Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan, “Hocalı olayları yaşandığında üniversite öğrencisiydim ve devlet olarak bir yardımımızın dokunamaması bizde büyük bir çaresizlik hissi oluşturmuştu. Bir süre sonra bu duygu, yerini öfkeye bıraktı. Bahtiyar Vahapzade’nin ‘Silahın yoksa nefretini bir mermi gibi yüreğinde taşırsın’ ifadesinde olduğu gibi, biz o zaman bu duyguyu bizzat yaşadık. Bugün bu görüntüleri tekrar izleyince aynı hisler yeniden canlandı” diye konuştu.

“Türk milletinin adaleti bir kez daha ortaya çıkmıştır”

Azerbaycan Diaspora Bakanlığı Türkiye Dairesi Başkanı Cavid İsmayil, Ermeni faşizminin Hocalı’yı sırf Türk ve Müslüman oldukları için yeryüzünden silmeye çalıştığını belirtti. İkinci Karabağ Savaşı sonrası yaşanan sürece dikkat çeken İsmayil, “Hocalı’da katliam yapanların daha sonra Ermenistan’da en üst makamlara gelmesi dikkat çekicidir. Ancak 2023 yılındaki operasyon sonrası bölgeden ayrılan Ermenilerin güvenli geçişi ile Hocalı’da kaçmaya çalışan sivil halkın yaşadıkları arasındaki fark, Türk milletinin savaş ahlakını ve adaletini bir kez daha ortaya koymuştur. Galip gelen Azerbaycan, mağlup Ermenistan’a tazminat talep etmeden barış elini uzatmıştır” dedi.

“Kalıcı barışın nasıl sağlanacağı konuşuluyor”

Panelin moderatörü Prof. Dr. Vefa Kurban, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağa vurgu yaparak, “Bir millet, iki devlet olan bu iki ülkenin ortak hafızasının önemli bir kısmını Ermeni meselesi oluşturmaktadır. 1921 yılında Kazım Karabekir Paşa’nın Doğu Cephesi’nde tasvir ettiği acı manzaraların benzerlerini, yıllar sonra 1992’de Hocalı’da gördük. Ancak 2020 yılında Azerbaycan ordusu, milleti ve devletiyle bir bütün olarak kendi topraklarını kurtarmıştır. Bugün artık bölgede kalıcı barışın nasıl sağlanacağını konuşuyoruz” dedi.

“Haklı davalar savunulmaya devam edilmeli”

Karabağ’ın tarihsel kökenlerini ve demografik değişim süreçlerini anlatan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Atar, bölgenin iki yüz yıl önce bir Türk hanlığı olduğunu hatırlattı. Atar, “Rusya’nın bölgedeki tampon bölge oluşturma politikası sonucunda demografik yapı bilinçli olarak değiştirilmiştir. Genç nesillerimiz; Karabağ’dan Doğu Türkistan’a, Kıbrıs’tan Gazze’ye kadar tüm millî meselelerde duyarlı olmalı ve kazanılan zaferlerin ardından rehavete kapılmadan bu haklı davaları savunmaya devam etmelidir” diye konuştu.

Coğrafya kaderdir”

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Kedikli, Hocalı’da yaşananların uluslararası hukuk nezdinde bir soykırım olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Kedikli, “Aliya İzzetbegoviç’in ‘Unutulan soykırım tekrarlanır’ sözünde olduğu gibi, toplumsal hafızayı canlı tutmak zorundayız. Azerbaycan, 44 günlük savaş sürecinde ordusunu güçlendirmenin yanı sıra uluslararası hukuk platformlarında da haklılığını sabırla savunmuş ve meşru müdafaa hakkını kullanarak öz vatan topraklarını işgalden kurtarmıştır. Coğrafya kaderdir; yaşananları unutmadan, bilinçli ve uyanık bir şekilde ilerlemeliyiz” dedi.

Etkinliğin sonunda, Türk Dünyasına yönelik farkındalık oluşturan katkılarından dolayı panelistlere ve konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir