Prof. Dr. Kaplan, “ ‘Atatürk modeli’ dünyada örnek alınmalıdır”
Atatürk ve Cumhuriyet dönemi, günümüz dünyası ve Peyzaj Mimarlığı kapsamında ele alındı
Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü tarafından Atatürk ve Cumhuriyet Günleri Etkinlikleri kapsamında, “Cumhuriyetin 2. Yüzyılında Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti, Günümüz Dünyası ve Peyzaj Mimarlığını Birlikte Düşünmek” adlı söyleşi düzenlendi. Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Kaplan’ın konuşmacı olduğu söyleşiye, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Etkinlikte, Cumhuriyetin temel değerleri, Atatürk’ün düşünce dünyası ve dönemin çoklu krizleriyle nasıl mücadele edildiği, günümüz “Çoklu Kriz ve Belirsizlikler Dönemi” ve Peyzaj Mimarlığı disiplininin kesişim noktaları ele alındı.
Gerçekleştirdiği sunumun yaklaşık olarak 3 yılı kapsayan bir araştırmanın çıktısı olduğu belirtilen Prof. Dr. Adnan Kaplan, sunumunda; geçmişin örneklenen çevresel-ekonomik krizlerini, Atatürk’ün düşünce yapısını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu, krizlerle nasıl mücadele edildiğini ve Peyzaj Mimarlığı meslek disiplininin günümüzde bu krizlerle mücadelesi üzerinden içinde bulunduğumuz dönem ve sosyo-ekolojik sorunlarını ele aldı.
Atatürk modelinin günümüze örnek teşkil ettiğini ifade eden Prof. Dr. Kaplan, “Atatürk, insanı ve toplumu, coğrafyayı ve dünyadaki gelişmeleri yaşamla sentezleyerek çoklu düşünce dünyasını geliştirdi. Bu sayede eğitim, tarım, sanayi, sanat, hukuk, kentleşme gibi yaşamın farklı alanlarını sentezleyerek çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturdu. Bilimin önderliğinde, sürekli olarak geliştirdiği bu mantığı yaşamın farklı alanlarında uyguladı. Çok katmanlı düşünen teorisyen ve uygulamacı, öngörü sahibi bir lider kimliğiyle Atatürk ve eseri olan Türkiye Cumhuriyeti, dünya için günümüzde aranan modeldir” dedi.
“Başarının temelinde tam bağımsızlık ve özgürlük var”
Türkiye ve ABD örneklerini veren Prof. Dr. Kaplan, “Büyük buhran karşısında, ABD’de Franklin D. Roosevelt ‘New Deal’ (Yeni Anlaşma) modeliyle, ağırlıklı olarak kamucu ekonomi programını uygulamaya koydu. ABD’de Peyzaj Mimarlığı, ulusal parklar ve kentsel sistemler gibi alanlarda çalışmalarını geliştirerek bu süreçte rol oynadı. Bu model günümüzde başlıca iklim kaynaklı sorunların yönlendiriciliğinde, ‘Yeşil Yeni Anlaşma’ modeline evrilmiş olsa da son dönemde sekteye uğramıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nde ise Atatürk’ün modeli olan, ülke kalkınması yanında eğitim, altyapı, tarım, kentleşme, sağlık alanlarında yapılan atılımları kapsayan, çok katmanlı kamucu bir program uygulandı. Bu programın başarısının temelinde, tam bağımsızlık ve özgürlük, kendi kendine yetebilen bir ülke ve toplum hedefleriyle, Anadolu’da varolan tüm uygarlıkları sentezleyen çağdaş Türkiye Cumhuriyeti dinamizmi yatmaktadır” diye konuştu.
“Doğayla birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz”
Doğanın karşısında olmak yerine doğayı anlamaya çalışarak birlikte yaşamayı öğrenmenin zorunluluk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaplan, “Atatürk’ün Yalova’daki meşhur çınar ağacı-yürüyen köşk hadisesi, sadece doğayı sevgisini değil, doğayla birlikte mütevazı bir şekilde nasıl yaşanabileceğini bizlere gösterdi. Bu çalışma, Peyzaj Mimarlığının temel ilkelerinden olan ‘doğayla birlikte tasarım’ anlayışına günümüzde örnek oluşturuyor” dedi.
“Peyzajın mantığında yaşamın özü var”
Peyzaj mantığının kökenini yaşamın özüne dayandıran Prof. Dr. Kaplan, “Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Osmanlı’yı yıkan yeni bir devlet olarak değil; Anadolu’ya gelen-giden, yaşayan tüm medeniyetlerin bir sentezi olarak görmekteydi. 1921 yılında, savaşın ortasında Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesinin kurulması ve şehrin simgesinin Hitit Güneşi yapılması bu düşüncenin somut göstergeleridir. Peyzaj mantığında Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Anadolu’yu kalkındırmanın ötesinde, tasarlamıştır. Atatürk’ün düşünce dünyasını 5 temel eksen vardır. Bunlar; doğrudan hedefe odaklanma, ilişkiler ağı kurma, ortaya çıkan sorunlara yerinde pratik çözümler üretme, süreç odaklı düşünme ve kuram-pratik ilişkisi kurmaktır. Bu eksenleri sorunun yapısına göre, tek olarak veya birden fazlasını birlikte kullanma yoluna gitmiştir” dedi.
Prof. Dr. Kaplan, “Atatürk’ün düşünce dünyası ve eseri olan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci, Peyzaj Mimarlığı meslek disiplininin varlığıyla ve peyzaj mantığında yaşama bakışıyla benzerlikler taşımaktadır. Bu benzerliğin temelinde, Peyzaj Mimarlığının ‘Cumhuriyet’ ve ‘Demokrasi’ projesi olarak ABD’de ortaya çıkması yatmaktadır. Yaşayan ortamları ve üzerindeki toplumsal yaşamı kurgulamak istiyorsak, Atatürk gibi, önce ortamın koşullarını süreç odaklı ve stratejik olarak oluşturmamız gerekmektedir” dedi.
“Zorluklara interdisipliner bir yaklaşımla bakılması gerekiyor”
Prof. Dr. Kaplan, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’nin ve dünyanın karşı karşıya olduğu zorluklara ve fırsatlara, Atatürk’ün düşünce dünyasından ve peyzaj mantığından hareketle, interdisipliner bir yaklaşımla bakılması gerekiyor. İçinde bulunduğumuz dönemde, Peyzaj Mimarlığının, kentleşme, kırsal kalkınma, çevre sorunları, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik, sosyal ve ekonomik eşitsizlikler, doğal ve kültürel varlıkların korunması gibi sosyo-ekolojik ve eko-politik sorunlarla; mesleki birikimiyle, Atatürk modeli ve Cumhuriyetin temel değerleri-uygulamalarını harmanlayarak, etkin-kararlı mücadele etmesi elzemdir” diyerek sözlerini noktaladı.
Etkinlik sonunda, sunum esnasında ele alınan konular, katılımcılarla birlikte değerlendirildi.