Doç. Dr. Dorak, “Kimlik bunalımı şiddeti tetikliyor”

Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferudun Dorak, “Çoğu insan spor müsabakalarına deşarj olmak amacıyla gidiyor. Sporda şiddetin önemli sebeplerinden birisi kimlik bunalımıdır” diye konuştu.

Bucaspor, Manisaspor ve Göztepe gibi kulüplerde spor psikolojisi üzerine önemli görev yapan Doç. Dr. Dorak, çoğu insanın spor müsabakalarına deşarj olmak amacıyla gittiğini ifade etti. Doç. Dr. Dorak,  “Bazı insanların kimlik sorunları var, bu kimlik boşluklarını bir takım altından bütünleştiriyorlar. Destekledikleri takıma bir şey olduğunda kendilerine olmuş gibi hareket ediyorlar. Hakemin bir haksızlık yaptığını düşündüklerinde, bana nasıl haksızlık yapılır diye düşünüp şiddete başvuruyorlar” diye konuştu.

Sporda şiddet olaylarına karışan taraftarların sosyo-ekonomik yapısına değinen Doç. Dr. Dorak, alt gelir düzeyinden üst gelir düzeyine kadar her kesimden insanın şiddete dahil olduğunu ve bunun kimlik bunalımından kaynaklandığını söyledi. Toplum içinde bir benlik elde edemeyen insanların kendilerini spor kulüplerinin taraftarlığı çatısı altında tanımlayarak bir kişilik kazandıklarını aktaran Doç. Dr.  Dorak desteklediği kulübün yaşayacağı herhangi bir olumsuzlukta durumu içselleştirerek saldırgan tavırlar sergilediğini belirtti.

BİLİNÇLİ YÖNETİCİ, BİLİNÇLİ TARAFTAR

Sporda yaşanan şiddet olaylarının artmasından kaynaklı yaşanan sıkıntıların bir tanesi de kulüplerin aldığı cezalar oluyor. Saha kapatma, para cezası gibi yaptırımlarla kulüpleri de zor duruma sokan bu tip olayların önüne geçmek için yöneticilerin de taşın altına eline koyması gerektiğine değinen Doç. Dr. Dorak, bedava bilet verilmesi gibi uygulamaların yapılmasının şiddet olaylarına sebep olabileceğini,  eğer bu tip uygulamalar yapılıyorsa da sıkı bir denetimden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Televizyon, radyo, gazete gibi kitle iletişim araçlarının sporda şiddetin önlenmesinde önemli bir rolü olduğunu aktaran Doç. Dr.  Dorak, yapılan spor programlarında kullanılan dilin kaba olduğun, bu tarz programların izlenme kaygısıyla yapıldığını ve bu programların toplumu olumsuz etkilediğini söyledi. Programlarda sporun ahlaki açıdan da değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Dorak, bu tarz bilinçlendirici programlarla taraftarların bilinç kazanmasında medyanın büyük bir rolü olduğunu kaydetti.

  • Related Posts

    Geleceğin denizcileri Ege Üniversitesinde yetişiyor

    Ege Üniversitesi Urla Denizcilik Meslek Yüksekokulu, öğrenci odaklı eğitim anlayışı, ileri teknolojik altyapısı ve güçlü uygulama sahalarıyla denizcilik sektörüne dünya standartlarında profesyoneller yetiştirmeye devam ediyor. Ege Üniversitesi Urla Denizcilik Meslek…

    EÜ’den ruhsal bakıma dijital dokunuş

      Ege Üniversitesi ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü iş birliği ile TÜBİTAK tarafından desteklenen kronik ruhsal bozukluğu olan bireyler için geliştirilen “RhMoGYA” mobil uygulaması, “Toplum Ruh Sağlığı Hemşireliği İyi Bakım…

    Bir yanıt yazın