Ege Üniversitesinde “Ahtapotun 8 Sorusu” ile su altı dünyasına ışık tutuldu
Haber: Nihat Ziya Yıldırım
Fotoğraf: Gencay Sessiz
Ege Üniversitesinde, su altı ekosistemini korumak ve çevre bilincini artırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte; deniz kirliliğiyle mücadelede “Çöp Avcılığı” projesi ve su altı görüntüleme teknolojilerinde güvenliğin önemi gibi kritik başlıklar uzman isimler tarafından mercek altına alındı.
Ege Üniversitesi Su altı Topluluğu (EGESAT) tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ÜNİDES desteğiyle düzenlenen “Ahtapotun 8 Sorusu: Dalış ve Ekoloji Toplantısı”, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Üniversite gençliğini ve profesyonelleri bir araya getiren organizasyon, Türkiye’nin deniz mirasını koruma vizyonuna dair önemli paylaşımlara ev sahipliği yaptı.
“Hedefimiz keşfetmek ve korumak”
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGESAT Topluluk Başkanı Arda Türk, denizlerin sadece birer dalış sahası değil, korunması gereken hayati ekosistemler olduğunu vurguladı. Türk, “Topluluk çatısı altında dördüncü yılımı geride bırakırken, her geçen gün büyüyen ekibimizle böylesine anlamlı bir organizasyona imza atmaktan gurur duyuyorum. Amacımız sadece su altının büyüleyici dünyasını konuşmak değil, bu dünyayı el birliğiyle nasıl daha iyi koruyabileceğimizi değerlendirmektir” dedi.
“Su altı fotoğrafçılığında temel kural güvenliktir”
Açılış konuşmalarının ardından “Su altı Görüntüleme” başlıklı sunumunu yapan Prof. Dr. İlker Devrim, dalış güvenliğinin teknolojik donanımdan önce geldiğini hatırlattı. Prof. Dr. Devrim, “Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, su altında değişmeyen tek şey güvenliktir. Dalıcı, önce yüzerlik ve nefes kontrolünde uzmanlaşmalı, su altında kendini evinde hissetmelidir. Bir canlıyı görüntülemekten daha önemlisi, o ekosisteme ve kendine zarar vermeden yüzeye dönebilmektir” diye konuştu.
Mavi Bir Gelecek için “Çöp Avcılığı” Seferberliği
Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Cemre Balkı, deniz kirliliğinin boyutlarını “Balık Avcılığından Çöp Avcılığına” başlıklı sunumuyla gözler önüne serdi. Deniz çöplerinin yüzde 80’inin karasal kaynaklı olduğuna dikkat çeken Balkı, “Mikroplastikler artık hücrelerimize kadar sızmış durumda. Doç. Dr. Hakan Kaykaç yürütücülüğünde sürdürdüğümüz TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında, deniz tabanındaki makro çöpleri temizlemek için çevre dostu av araçları geliştiriyoruz. Ancak asıl çözüm, bu atıkların denize hiç ulaşmamasını sağlamaktır” dedi.
Uzmanlar deneyimlerini aktardı
EÜ Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Ertan Taşkavak, “Türkiye Kaplumbağaları”, Doç. Dr. Ertan Dağlı, “İzmir Körfezi Makro Omurgasız Çeşitliliği” sunumları fakülte olarak yaptıkları çalışmaları ve bilime katkılarını anlattılar. Topluluk Dalış Eğitmeni Sertan Koşan “Derinlerdeki Değişim: Bilimsel Dalış ve İstilacı Türlerin İzlenmesi” başlıklı sunumunda ülkemize giriş yapan istilacı türleri, bu konuda dalgıçların üzerine düşenleri anlattı. Dalış Eğitmeni Hamdullah Aras ise “KDM ve Su Altı Toplulukları” konulu konuşmasında Karaburun Dalış Merkezinin kuruluş hikayesi ile dalış topluluklarının dalış turizm sektörüne katkılarını sundu.
Etkinlik kapsamında Şebnem Coşkun, “Antarktika ve Arktik’ten Gözlemler”, sunumunda dünyanın iki ucundaki seferlerdeki bulguları kendi kareleri ile aktardı. Staj. Dr. Aybike Su Irçağ, deniz yüzücülüğü konusunda katılımcıları bilgilendirirken, Dr. Aylin Ulman ise “Marmara Denizi’ndeki Melek Köpekbalıklarının Kritik Yaşam Alanlarının Belirlenmesi” konusu kapsamında Türkiye kıyılarında köpekbalıkları alanlarında farklı tehditleri ve denizlerdeki kritik yaşam alanlarının önemini vurguladı.
Oturumlar arasında, orta etkinlik alanında farklı toplulukların çalışmaları sergilendi. EÜ Bentik Ekoloji Laboratuvarı “Sucul Canlılar” sergisinde, katılımcılara farklı canlılar tanıtıldı. Ege Üniversitesi Fotoğraf Topluluğu, “Körfez” isimli fotoğraf sergisi ile suya yukardan bir bakış sağladı. Ege Üniversitesi Biyoloji Topluluğu ise deniz canlıları ile ilgili poster sunumları gerçekleştirdi. Açılan “Su altı Fotoğraf Sergisi” sualtının renkli dünyasını katılımcılara sundu.






